Cengiz Holding’le bakırda Türkiye’nin gücü büyüyor
Eti Bakır, Türkiye’nin bakır ihtiyacının yüzde 25’ini tek başına karşılayan Cengiz Holding’in grup şirketi olarak, üç yeni üretim sahasını 2,2 milyar dolarlık yatırımla hayata geçiriyor. Elazığ’da bu ay faaliyete başlayan; Çanakkale ve Boyabat’ta ise proje aşamasında olan üretim tesisleri için toplam yatırım tutarı 2,2 milyar dolara ulaştı. Şirket, bu yıl bünyesine kattığı Çayeli Bakır ve Anagold Madencilik ile üretimini güçlendirdi.
Yerli üretimi stratejik bir sorumluluk olarak konumlandıran Eti Bakır, 2026’yı yatırımlar yılı ilan etti. Türkiye’de madenden son ürüne kadar üretim yapabilen tek şirket olan Eti Bakır, yılda 90 bin ton katot bakır üretimiyle ülkenin bakır ihtiyacının yüzde 25’ini karşılıyor. Cengiz Holding’in grup şirketi olarak üretim kapasitesini artırmak için yeni satın almalar, üretim sahası yatırımları ve verimlilik çalışmaları gerçekleştiriyor.

Elazığ’da 700 Kişilik İstihdam
Elazığ’ın Maden ilçesindeki Eti Bakır İşletmesi, bu ay geçici faaliyet belgesini alarak üretime başladı. Eti Bakır Genel Müdürü Asım Akbaş, “Bu üretim sahamız için yaklaşık 800 milyon dolarlık yatırım gerçekleştirdik. Yıllık 1 milyon ton tüvenan cevher çıkarıp işleyeceğiz. Türkiye’nin ihtiyacı olan bakırın yerli kaynaklarla karşılanması için önemli bir destek sağlayacak bu sahada 700 kişilik istihdam oluşturduk. Öncelikli olarak bölgeden istihdam sağlayarak şehrin ekonomisine katkı sunuyoruz” dedi.
Akbaş, Elazığ işletmesinin döngüsel ekonomi için de örnek olacağını belirtti. Bakırdan arta kalan pirit, Mazıdağı tesisine gönderilecek ve burada kobalt, çinko gibi değerli metaller geri kazanılacak. Ayrıca Elazığ’dan gelecek konsantre bakır için Samsun İzabe ve Elektroliz Tesislerinde kapasite artışı yapıldı. Yıllık katot bakır üretim kapasitesi 70 bin tondan 90 bin tona çıkarıldı.
Çanakkale Yıl Sonunda Üretime Başlayacak
Çanakkale’de grup bünyesindeki Truva Bakır’a ait Halilağa Bakır Madeni, bu yıl sonunda faaliyete geçecek. Akbaş, “Halilağa Bakır Madeni için toplam 600 milyon dolarlık yatırım yapmış olacağız. Tesis yılda 6 milyon ton tüvenan cevher çıkaracak. İşletme süresince öncelikli olarak bölgeden karşılanmak üzere 1.000 kişiye istihdam sağlayacağız” dedi.
Sinop Boyabat’taki üretim sahası da gelecek yıl sonunda üretime başlayacak. Bu saha için de yaklaşık 600 milyon dolarlık yatırım gerçekleştiriliyor.
Yeni Tesislerde Katma Değer Artırılıyor
Çayeli Bakır ve Anagold Madencilik’teki satın almalarla ilgili bilgi veren Akbaş, “Çayeli Bakır’daki satın alma sürecimiz nisan sonu itibarıyla tamamlandı. Eskiden bakır konsantresi olarak ihraç edilen cevher, artık Samsun’daki izabe tesisimizde katma değeri yüksek katot bakıra dönüştürülüyor. Cengiz Holding bünyesine geçişle verimlilik ve teknoloji yatırımlarımız devam ediyor” dedi.
Anagold Madencilik ise mayıs ayından itibaren Cengiz Holding şemsiyesi altında faaliyetlerini sürdürüyor. Türkiye’nin en büyük iki altın madeninden birine sahip olan Anagold Madencilik, günlük 6 bin ton maden işleyebiliyor ve yerel kalkınmayı önceliklendirerek 3 bin kişiye doğrudan istihdam sağlıyor. Bu yıl gerçekleşen satın almalar toplam 1,8 milyar dolara mal oldu.
Kültürel Geçmişe Işık Tutuyor
Eti Bakır, üretim faaliyetlerinin yanı sıra Türkiye’nin gizli kalmış tarihine de katkı sağlıyor. ‘Yerin Altındaki Bütün Madenleri Çıkarıyoruz’ programı kapsamında arkeolojik kazılara destek veriyor. Şirketin destekleriyle kazılarına devam edilen İkiztepe’deki buluntular, Bafra ve Samsun müzelerinde sergileniyor. Geçen yıl bu buluntular 120 bin kişi tarafından ziyaret edildi.
Akbaş, “Eti Bakır, arkeolojik kazılara verdiği desteklerle bölgenin binlerce yıllık kültür mirasının gün yüzüne çıkarılmasına katkı sunuyor. İkiztepe kazılarından anlıyoruz ki Samsun’da binlerce yıl önce de bakır işleniyordu. İkiztepe’nin yanı sıra Elazığ Salkaya’daki kazılara da destek oluyoruz. Geçen yıl Erken Bizans Dönemine tarihlenen taban mozaiği ile başlayan kazı sürecinde Roma varlığına ışık tutacak yeni mimari veriler ortaya çıktı. Ayrıca Truva Bakır ile Çanakkale’deki İnkaya Mağarası kazılarının destekçisiyiz. İnkaya Mağarası, 86 bin yıllık geçmişiyle Anadolu’da keşfedilen insan yaşamına ait en eski ikinci alan olarak tespit edildi” ifadelerini kullandı.