The Peninsula London’dan eşsiz sanat otomobil filosu
The Peninsula London, Londra’nın sanat ayıyla eş zamanlı olarak KOZO imzalı ilk sanat otomobil filosunu tanıtıyor.
The Peninsula London, CART Department iş birliğiyle hayata geçirdiği “A World Within” projesiyle markanın kimliğini şekillendiren çağdaş sanat ile otomobil dünyasındaki köklü mirasını ilk kez bir sanat otomobil filosunda buluşturuyor. 1–31 Ekim 2026 tarihleri arasında, Frieze London ile eş zamanlı sergilenen proje, mikro-realizm yaklaşımıyla Brooklyn merkezli sanatçı KOZO’nun özel olarak yarattığı özgün eserleri Londra sokaklarına taşıyor.

KOZO’nun karakteristik grafik dili, gerçekliğin yüzeyinde açılan katmanların ardında klasik heykeller, tarihi mimari ve The Peninsula’ya özgü simgelerle bezeli, İngiliz kırsalından ilham alan pastoral bir manzara ortaya çıkarıyor. Bu özgün dünya, iki Rolls-Royce Phantom VIII Series II EWB, bir Bentley Bentayga, elektrikli Austin Taxi, BMW i7 ve LEVC olmak üzere otelin imza niteliğindeki altı aracına uygulanıyor. Orijinal dijital eserlerden hazırlanan özel vinil kaplamalar, The Peninsula London’ın uzman partneri Topaz tarafından hayata geçiriliyor.
Her araç kendi başına özgün bir sanat eseri niteliği taşırken, altı otomobil bir araya geldiğinde tek ve bütünsel bir kompozisyon oluşturuyor. Böylece Londra sokakları hareket halindeki bir sanat galerisine dönüşüyor.
Altı Otomobil, Tek Bir Hikâye
CART Department aracılığıyla hayata geçirilen projede KOZO, The Peninsula London filosundan seçilen altı otomobil için birbirinin devamı niteliğinde altı farklı tasarım yaratıyor. Tasarımlar, otelin tarihi, yaklaşık bir asra uzanan otomobil mirası ve İngiltere’nin kültürel dokusundan besleniyor. Gerçeklik, tarih ve mitoloji iç içe geçerken, The Peninsula’nın simgeleri Guardian Lions ve Wellington Arch gibi Londra’nın ikonik yapılarıyla aynı görsel anlatıda buluşuyor.
Filo boyunca devam eden tasarımlarda yırtılmış bir kâğıt yanılsaması yaratılıyor. İkonik Peninsula Pages, araçların dış yüzeyini aralayarak otelin geçmişinden ve çevresinden ilham alan sahneleri görünür kılıyor. Parklar, otlayan hayvanlar, görkemli kır evleri, nehirler ve ağaçlarla kaplı tepelerden oluşan İngiliz pastoral manzaraları, Peninsula Green’e gönderme yapan yeşil, toprak ve gri tonlarıyla yorumlanıyor.
Üç boyutlu peyzajların karşısında daha yalın ve monokrom bir anlayışla ele alınan Peninsula Pages ise net konturlarıyla dövme sanatının “flash” estetiğini çağrıştırıyor. Bu görsel karşıtlık, geçmişten günümüze uzanan hikâyeyi belirginleştirirken, günümüzün Peninsula figürlerini ortaya çıkan tarihsel dünyanın içinde keşfe çıkarıyor.
KOZO projeyi şöyle anlatıyor:
“Koleksiyon, geçmiş ile bugünü bir araya getirerek beklenmedik karşılaşmalar yaratıyor; tarih ve mitolojiyi yeniden canlı hissettiriyor. İzleyiciyi de Art Fleet ile yolculuk ederek kelimenin tam anlamıyla bu hikâyenin bir parçası olmaya davet ediyor.”
Tuvalden Otomobile Uzanan Yaratıcı Süreç
KOZO, üç aya yayılan yaratım sürecinde The Peninsula London’ın sanat filosu için tasarımları geliştiriyor. Her otomobilin kendine özgü formu, yaratıcı sürecin bir parçası haline geliyor. Süreç, her aracın fotoğrafı üzerinde hazırlanan dijital eskizlerle başlıyor. Rolls-Royce Phantom, Bentley Bentayga, Austin Taxi ve LEVC’nin farklı oranları ve karakteristik çizgileri tasarımların şekillenmesinde belirleyici oluyor.
KOZO, projeyle ilgili olarak şunları söylüyor:
“Bir otomobil, boş ve beyaz bir tuval değil; bu proje beni ressam ve dövme sanatçısı olarak geliştirdiğim dili hareket halindeki bir yüze uyarlamaya yöneltiyor. Peninsula filosunun tamamında kullanılan Peninsula Green’den aracın kıvrımlarına, kaput, bagaj ve kapıların formundan yan reflektörler gibi en küçük detaylara kadar her unsur tasarım kararlarımı etkiliyor. Tüm bu detayları hesaba katmak ve onlara karşı çalışmak yerine kompozisyonun doğal bir parçasına dönüştürmek gerekiyor.”
CART Department’ın kurucusu Larry Warsh ise iş birliğinin The Peninsula London ile hayata geçirilmesini doğal bir seçim olarak değerlendiriyor:
“The Peninsula London, otomobillerle kurduğu olağanüstü tarihsel bağ sayesinde bu proje için son derece doğal bir partner olarak öne çıkıyor. Etkileyici filosunun yanı sıra sekizinci katta otomobil tasarımını son derece şık bir anlayışla kutlayan özel bir restorana da ev sahipliği yapıyor. The Peninsula’nın otomobil dünyasıyla kurduğu bu gerçek ve köklü bağ, markayı bu sürükleyici sanat projesi için doğru partner haline getiriyor.”
Sanat ve Otomobil Zanaatının Buluşması
The Peninsula’nın otomobil dünyasıyla kurduğu özel ilişki yaklaşık bir asırlık geçmişe dayanıyor. Hikâye, Hong Kong’da otelin döneminin dünyadaki en büyük tek seferlik Rolls-Royce Phantom siparişini vermesiyle başlıyor. Bu sipariş, The Peninsula’nın misafir deneyimini tanımlayan ayrıcalıklı ulaşım geleneğinin temelini oluşturuyor.
Bugün The Peninsula London, markanın imza rengi Peninsula Green ile tamamlanan, özel olarak tasarlanmış 14 lüks araçtan oluşan filosuyla mirasını yaşatıyor. Filoda Rolls-Royce Phantom II modelleri, Bentley Bentayga’lar, BMW i7 ve LEVC elektrikli taksilerin yanı sıra iki özel klasik otomobil yer alıyor: 1934 Rolls-Royce Phantom II Sedanca de Ville ve titizlikle restore edilen Austin 7 Taxi.
“A World Within” ile bu köklü otomobil mirası çağdaş sanatın diliyle yeniden yorumlanıyor. The Peninsula London’ın ikonik filosu, Londra sokaklarında hareket eden özgün bir sanat deneyimine dönüşüyor.
KOZO İmzalı The Peninsula Art Fleet Hakkında
Sanat filosu, 1–31 Ekim tarihleri arasında Londra sokaklarında sergileniyor. Filodaki tüm araçlar, otel misafirlerinin ulaşım hizmetleri kapsamında rezervasyona açık bulunuyor. Kampanya, yayıncı ve sanat dünyasının önemli isimlerinden Larry Warsh (Jing Daily) tarafından kurulan ve yaratıcı sanat otomobillerini daha geniş kitlelerle buluşturmayı amaçlayan CART Department iş birliğiyle hayata geçiriliyor.
Warsh, geçtiğimiz yüzyılın en etkili çağdaş sanatçılarından bazıları tarafından tasarlanan ve yaratılan, her biri benzersiz Art Car’lardan oluşan eşsiz bir koleksiyona imza atıyor. Sürekli genişleyen koleksiyon, bugün Keith Haring, Damien Hirst, Barbara Kruger, Jenny Holzer, Lawrence Weiner, Rashid Johnson ve Olafur Eliasson gibi önde gelen isimlerin çalışmalarını taşıyan 60’tan fazla otomobili bir araya getiriyor.
The Peninsula London Hakkında
Belgravia’nın kalbinde, Hyde Park Corner ve Wellington Arch manzarasına sahip mükemmel bir konumda yer alan The Peninsula London, şehrin en prestijli adreslerinden birinde bulunuyor. Çevresindeki tarihi binalarla uyum sağlayacak şekilde kusursuzca tasarlanan yeni inşa edilmiş otel, Three Royal Parks, Buckingham Sarayı, Harrods ve Big Ben gibi şehrin en ikonik merkezlerine sadece birkaç dakika uzaklıkta yer alıyor.
Aydınlık 190 misafir odası ve süiti Peter Marino tarafından zarif bir şekilde tasarlanmış olup, Claude Bosi’nin iki Michelin yıldızlı Brooklands restoranı da dahil olmak üzere dünya standartlarında çeşitli restoran ve barlar, muhteşem Peninsula Spa & Wellness Merkezi ve lüks mağazalar otelin bünyesinde bir araya geliyor.
The Hongkong and Shanghai Hotels, Limited Hakkında
1866 yılında kurulan ve Hong Kong Borsası’nda işlem gören The Hongkong and Shanghai Hotels, Limited, Büyük Çin, Avrupa, Amerika Birleşik Devletleri ve Asya’nın önemli destinasyonlarında prestijli otel, ticari ve konut projelerinin mülkiyeti, geliştirilmesi ve yönetimi ile The Peak Tram’in işletilmesi, perakende ve diğer hizmet alanlarında faaliyet gösteren bir grubun ana holding şirketidir.
The Peninsula Hotels portföyünde The Peninsula Hong Kong, Shanghai, Beijing, London, Paris, Istanbul, New York, Chicago, Beverly Hills, Tokyo, Bangkok ve Manila yer alıyor.
Grubun gayrimenkul portföyü; Hong Kong’daki The Repulse Bay Complex, The Peak Tower ve St. John’s Building ile Fransa, Paris’te bulunan 21 Avenue Kléber’i kapsıyor. Grup ayrıca The Peak Tram, Carmel, Kaliforniya’da The Quail, Peninsula Clubs and Consultancy Services, Peninsula Merchandising ve Hong Kong’da Tai Pan Laundry gibi perakende ve diğer alanlarda da faaliyet gösteriyor.
www.peninsula.com
KOZO Hakkında
New York merkezli sanatçı KOZO, klasik sanat geleneklerini güçlü ve çağdaş bir görsel dille buluşturuyor. Dövme sanatçısı olarak eğitim alan KOZO, resim, heykel ve karma medya alanlarında çalışarak kalıcılık ve insan varlığının kültürel kurumlar içindeki izlerini araştırıyor. Eserleri uluslararası prestijli galeri ve sanat fuarlarında sergileniyor ve stüdyo çalışmalarına yoğun bir bekleme listesiyle devam ediyor.
Mayıs 2026’da CART DEPT, KOZO’nun Permanent Impermanence başlıklı kişisel sergisini New York West Village’daki 19. yüzyıldan kalma Free Parking’de sunuyor. Serginin merkezinde, Versailles Sarayı’ndaki François Lemoyne imzalı Apotheosis of Hercules eserinin yeniden yorumlanması da dahil olmak üzere 500 saati aşkın el boyaması ve dövme çalışması taşıyan 1965 model Ford Mustang Coupe yer alıyor. Sergi, Surface Magazine, Highsnobiety, Complex, Whitewall ve Cool Hunting gibi dokuz editoryal yayında yer alarak toplam 66 milyonu aşkın organik erişime ulaşıyor.
KOZO’nun öne çıkan yaratıcı iş birlikleri arasında Maison Margiela ve Lemonade bulunuyor. Sanat pratiğinin gelişimini ve üretim sürecinin teknik detaylarını takip eden bir milyonu aşkın kişiden oluşan global bir topluluğa sahip.
CART Department Hakkında
CART Department, farklı platformlarda faaliyet gösteren bir marka ve medya oluşumu olarak öne çıkıyor. Özel içerikler, iş birlikleri, sergiler, ürün lansmanları ve etkinliklerin yanı sıra üst segment editoryal dergisiyle otomobil, sanat ve tasarım ile popüler kültürün kültürler arası kesişimine alan açıyor. Kurucusu Larry Warsh, yayıncı ve kültürel katkı sağlayan bir isim olarak otuz yılı aşkın süredir uluslararası sanat dünyasında aktif rol oynuyor.
www.cartdept.com
@cartdept