Türk sanayisi Avrupa’dan koparsa büyük risk var

Türk sanayisi Avrupa’dan koparsa büyük risk var
30.09.2026
A+
A-

İstanbul Sanayi Odası Meclis Başkanı ve İSO Yönetim Kurulu Başkan Adayı Ender Yılmaz, Avrupa otomotiv sektöründe “Made in Europe” tanımına ilişkin tartışmalara güçlü bir ses getirdi. Yılmaz, “Made in Europe” uygulamasından Türk otomotiv sanayisinin çıkarılmasının sektöre büyük zarar vereceğine dikkat çekti.

Avrupa Birliği’nin otomotiv sanayisinde Avrupa üretimine öncelik veren düzenlemesi, Türkiye’deki üretimin bu kapsamda nasıl değerlendirileceği sorusunu gündeme taşıdı. Ender Yılmaz, Türkiye ile Avrupa arasındaki üretim bağlarının korunması gerektiğini vurgulayarak yetkililer ve sektör temsilcilerini diplomatik ve teknik girişimleri hızlandırmaya çağırdı.

Türkiye, Avrupa’nın Üretim Gücünü Tamamlıyor

Yılmaz, Türkiye’nin uzun yıllardır Avrupa otomotiv değer zincirinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtti. Ülkemizin üretim kapasitesi, mühendislik yetkinliği, tedarikçi altyapısı ve nitelikli insan kaynağı ile Avrupa’nın rekabet gücünü desteklediğini ifade etti. Türkiye’de üretilen araçlar ve otomotiv parçalarının, Avrupa pazarının ihtiyaçlarını karşılayan güçlü bir sanayi ekosisteminin parçası olduğunu söyledi.

“‘Made in Europe’ yaklaşımının, bu yapıyla bütünleşmiş üretim merkezlerini dışlayacak biçimde daraltılması, Avrupa otomotiv sektörünün geleceği açısından önemli riskler taşıyor” dedi.

Küresel Rekabet ve Üretim Ağlarının Önemi

Küresel rekabetin yoğunlaştığı otomotiv sektöründe birbirini tamamlayan üretim ağlarının önem kazandığını belirten Yılmaz, elektrikli araçlardan batarya teknolojilerine, yazılımdan yeni nesil üretim modellerine kadar kapsamlı bir dönüşüm yaşandığını söyledi.

Rekabet gücünü korumanın yolunun mevcut sanayi altyapısını geliştirerek güçlü, entegre ve sürdürülebilir bir üretim ekosistemi oluşturmak olduğunu vurguladı. Türkiye’nin bu yapının dışında bırakılmasının, ülkemizdeki yatırımlar ve istihdamla birlikte Avrupa otomotiv değer zincirinin dayanıklılığını ve küresel rekabet gücünü olumsuz etkileyebileceğini belirtti.

Önümüzdeki 20–30 Yılın Yatırım Kararları

Avrupa Birliği kurumlarının alacağı kararların uzun vadeli etkilerine dikkat çeken Yılmaz, konunun sanayi politikası çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Alınacak kararların şirketlerin bugünkü faaliyetlerinin yanı sıra 20–30 yıllık yatırım stratejilerini de etkileyebileceğini ifade etti.

Yılmaz, “Beklentimiz, Avrupa Birliği kurumlarının ve ilgili karar vericilerin sektörün üretim yapısını ve karşılıklı bağlarını gözeten bir yaklaşım benimsemesidir. Üretim zincirlerinin bütünlüğünü koruyan kararlar, ortak rekabet gücümüzü artırır” dedi.

Diplomatik ve Teknik Girişimlerin Hızlandırılması Gerekiyor

Ender Yılmaz, yetkililerin ve sektör temsilcilerinin bugünden harekete geçmesinin büyük önem taşıdığını belirtti. Türkiye’nin otomotiv sanayisindeki kazanımlarını korumak, yeni nesil yatırımların önünü açmak ve küresel dönüşümde güçlü bir konum elde etmek için tüm imkânlarla çalışılması gerektiğini vurguladı.