Satın Almada Yeni Çağın Çeviklik Beklentisi

Satın Almada Yeni Çağın Çeviklik Beklentisi
13.04.2026
A+
A-

Türkiye’nin satın alma ve tedarik yönetimi alanındaki çatı kuruluşu TÜSAYDER tarafından düzenlenen XIII. Satın Alma ve Tedarik Yönetimi Zirvesi (STZ’26), Wyndham Grand İstanbul Levent’te gerçekleşti. Satın almanın Yeni Çağı temasıyla düzenlenen zirve, Türkiye’nin en büyük 500 firmasının satın alma yöneticilerini, ekonomistleri ve teknoloji liderlerini bir araya getirdi.

Dr. Mehmet Sarıdoğan: Yeni Çağın Satın Alması Daha Çevik Olmak Zorunda

Zirvenin açılışında konuşan TÜSAYDER Yönetim Kurulu Eş Başkanı Dr. Mehmet Sarıdoğan, küresel ekonomideki belirsizliklerin satın alma birimlerini stratejik bir komuta merkezine dönüştürdüğünü vurguladı. Sarıdoğan, petrol fiyatlarındaki ani yükselişler ve lojistik hatlardaki tıkanıklıkların artık sadece operasyon sorunu değil, doğrudan nakit akışı sorunu olduğunu belirtti. IIF verilerine göre 348 trilyon dolara ulaşan küresel borç stoku ve WTO’nun mal ticareti büyümesini yüzde 0,5’e çekmesi, sanayi şirketleri için yeni bir devrin ilanı olarak değerlendirildi.

Haber Detay

Sarışdoğan, satın alma birimlerinin şirketlerin nakit akışını yöneten bir finansal kalkan ve kurumsal dayanıklılığın tasarım ofisi haline geldiğini söyledi. Bugün küresel ekonominin daha dalgalı, jeopolitik hatların daha kırılgan, tedarik zincirlerinin daha hassas olduğunu ifade etti. Enerji, emtia, lojistik, kur ve finansman baskısının şirketlerin gündelik gerçeği haline geldiğini belirtti. Satın almanın artık arka planda duran bir destek fonksiyonu olamayacağını, oyunun tam merkezinde yer aldığını vurguladı. Satın almanın maliyeti, riski, nakit akışını, üretim sürekliliğini ve müşteri memnuniyetini etkilediğini, doğrudan şirketin rekabet gücünü belirlediğini söyledi. Yeni çağın satın almasının daha çevik, görünür, entegre, teknolojik ve stratejik olmak zorunda olduğunu ifade etti.

Dr. Sevgi Yılmaz: Şirketlerin Sigortası Kadın Liderler Olacak

TÜSAYDER Yönetim Kurulu Eş Başkanı Dr. Sevgi Yılmaz, satın almanın sadece maliyet yönetimi olmadığını, aynı zamanda strateji, risk yönetimi ve sürdürülebilirliğin kalbi olduğunu belirtti. Dünyada jeopolitik riskler, tedarik zinciri kırılmaları, dijitalleşme ve yapay zekanın oyunun kurallarını yeniden yazdığını söyledi. Eski reflekslerle yönetilen satın alma organizasyonlarının ayakta kalamayacağını vurguladı.

Yılmaz, yeni reflekslere ihtiyaç duyulduğunu ve bu ihtiyacın kadın yöneticilerin varlığını güçlendirdiğini ifade etti. Araştırmaların kriz dönemlerinde kadın liderlerin yetkinliklerinin erkek liderlerin önüne geçtiğini gösterdiğini, kadın liderlerin şirketlerin ve tedarik zincirlerinin en güçlü sigortası haline geldiğini söyledi. Şirketlerin önündeki en büyük engelin dış ekonomik faktörler değil, yönetimdeki çeşitlilik eksikliği olduğunu belirtti. “Kırık Basamak” olarak tanımlanan terfi engellerinin şirketlerin dayanıklılık reflekslerini zayıflattığını ifade etti.

Tedarik zincirinin sadece matematik hesabı olmadığını, yüksek empati, kriz anında hızlı manevra kabiliyeti ve etik duruş gerektiren bir ekosistem olduğunu söyledi. Küresel krizlerin kadın liderlerin belirsizlik altında daha ihtiyatlı ve kararlı adımlar attığını gösterdiğini belirtti. Şirketlerin ‘cam tavanları’ kırmasının artık sosyal sorumluluk değil, 2026’nın çalkantılı ekonomisinde hayatta kalmak için stratejik bir zorunluluk olduğunu vurguladı. TÜSAYDER olarak satın almanın mutfağındaki kadınların tedarik zincirinin yeni ‘Demir Leydi’leri olarak sektörü dönüştüreceğine inandıklarını ifade etti.

Ekonomist Mert Başaran: Az Tasarruf Yapan Buna Karşılık Çok Tüketen Bir Toplumuz

Zirvenin ilk oturumunda konuşan Ekonomist Mert Başaran, 2026 perspektifiyle küresel çalkantıların Türkiye yansımalarını değerlendirdi. IMF’nin küresel büyüme beklentisini yüzde 3,3 bandına çekmesi ve ticaret politikalarındaki sertleşmenin Türk şirketleri üzerindeki etkilerinin tartışıldığı oturumda, belirsizlik ortamında doğru konumlanmanın ve risk bazlı kategori yönetiminin önemine dikkat çekti.

Başaran, dünyada zenginliğin arttığını ancak orta sınıfın eridiğini, çoğunun ekonomik olarak alt sınıfa kaydığını söyledi. Paranın belli bir kesimde toplanması nedeniyle tasarrufun Türkiye için olmazsa olmaz bir konu olduğunu vurguladı. “Bu kadar az tasarruf yapan ve buna karşılık çok tüketen toplum çok az gördüm. Ortadoğu’da birkaç ülke var. Demirel’in ifadesiyle ‘Türkiye Hindistan gibi kazanıyor, Belçika gibi yaşıyor.’ Çok doğru. Serpme kahvaltı kültürümüz Afrika’yı doyurur” dedi.

Değişim gerekliliğini vurgulayan Başaran, eğitim sisteminde finansal okuryazarlığın okullarda öğretilmeye başlanacağını söyledi. Para biriktirmenin en iyi yolunun enflasyon olan ülkelerde borçlanmak olduğunu belirtti. Küçük bütçelerle adım adım yatırım yapmanın büyümeyi sağladığını, bekleyenin olduğu yerde kaldığını ifade etti. Eğitim sisteminin yatırım yapma kapasitesini desteklemediğini, bilgi düzeyi arttıkça yatırım refleksinin azaldığını söyledi. Enflasyon olan ülkelerde en büyük sorunun nakitte durmak olduğunu, önce mal alınıp borçlanılması, sonra borcun ödenmesi gerektiğini belirtti. Bekleyerek değil, adım adım yatırım yaparak hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.

Ezber Bozan Kadın Liderlerden Sürdürülebilirlik Vizyonu

Dr. Sevgi Yılmaz moderatörlüğünde gerçekleşen ikinci oturumda; Emine Erdem (SEDEFED Yönetim Kurulu Başkanı), Esra Bezircioğlu (KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı), Ayşem Ulusoy (ATC Grup YKB, UTİKAD Geçmiş Dönem Başkanı) ve Damla Alışan (Alışan Lojistik CEO) gibi önemli isimler yer aldı. Oturumda iş dünyasında liderliğin evrimi tartışıldı.

Kadın liderlerin kriz anlarındaki direnç yönetimi ve sürdürülebilirlik vizyonunun kurumsal performans üzerindeki çarpan etkisi ele alındı. Liyakat esaslı yönetim modelinin cam tavanları kırmadaki rolü üzerinde duruldu.

Otonom Satın Alma ve Yapay Zekâ Devrimi

Öğleden sonraki oturumlarda satın almanın teknolojik geleceği konuşuldu. Mindzie CEO’su James Henderson’ın katılımıyla gerçekleşen Agentic Procurement oturumunda, yapay zekâ ve süreç madenciliği ile otonom satın almanın nasıl mümkün olduğu canlı örneklerle gösterildi. Veriden karara giden süreçte otomasyonun sağladığı tasarruf fırsatları katılımcılarla paylaşıldı.

Zirvenin final bölümünde Ali Ülker, kuşaklar arası satın alma yönetimi ve değer odaklı iş modelleri üzerine ufuk açıcı bir perspektif sundu. Özellikle regülasyonların sıkılaştığı, ESG beklentilerinin yükseldiği ve tedarik risklerinin çeşitlendiği bir dönemde satın almanın “etik duruş” ve “şeffaflık” üzerinden güven inşa eden bir iş modeli kurgulaması kritik hale geldiği vurgulandı.

İş dünyasının duayen isimlerinden Ali Ülker, etik temelli karar mekanizmaları, tedarikçi geliştirme ve dijital dönüşümün satın alma süreçlerindeki kritik rolüne dair önemli açıklamalarda bulundu. Bu oturum, kurumların satın almayı 2026’nın rekabet koşullarına uyarlaması için somut bir dönüşüm perspektifi sundu.

TÜSAYDER’den Sektöre İki Yeni Veri Seti Müjdesi

Zirve kapsamında TÜSAYDER, satın alma profesyonellerinin karar alma süreçlerini bilimsel temele oturtacak olan Kategori Risk Skoru ve Tedarik Süresi Oynaklığı veri setlerini ilk kez kamuoyuna tanıttı. Bu yeni ölçüm modelleriyle şirketlerin emtia, kur ve lojistik risklerini önceden hesaplayarak proaktif önlemler alması hedefleniyor.

11 Nisan’da yazılan bu yeni ekonomi anayasası, Türk iş dünyasının küresel rekabetteki gücünü artıracak stratejik bir rehber niteliği taşıyor.

TÜSAYDER Hakkında

Türkiye’nin en büyük ilk 500 firmasının satın alma yöneticilerinden oluşan TÜSAYDER, kurumsal ve bireysel 1400 üye ile satın alma yöneticilerini aynı çatıda buluşturuyor. TÜSAYDER üyeleri arasında savunma sanayi, sağlık, bankacılık-finans, gıda, teknoloji gibi sektörlerden satın alma profesyonelleri bulunuyor.

TÜSAYDER, Türkiye’yi satın alma ve tedarik konularında uluslararası alanda temsil eden ilk ve tek dernek olarak IFPSM’in (International Federation of Purchasing & Supply Management) üyeliğine 2016 yılında kabul edildi. Yüzlerce satın alma profesyonelinin oluşturduğu zirve, her yıl TÜSAYDER tarafından düzenleniyor.

Çalıştıkları şirketlerde aldıkları kararlarla gayrisafi yurtiçi hasılanın %36’sını yöneten satın alma yöneticileri, her yıl düzenlenen Satın Alma ve Tedarik Yönetimi Zirvesi’nde (STZ) buluşuyor.